Gündem

Erdoğan, Kabine toplantısı ardından millete seslendi

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;

28 Şubat hadisesi bir darbe hareketidir ülkemizde ekonomide siyasi geniş yelpazede ağır bir faturası olmuştur.

28 Şubat’ta binlerce insanımız siyasi görüşlerinden dolayı hukuksuzluğa ve zulme maruz kalmıştır.

Dün üniversitelerimizin Nazi Kamplarına çeviren kimi faşistler üniversite yöneticilerinin geçen hafta yayınladıkları bildiriyle özgürlükten bahsetmesi tam bir kara mizah örneğidir.

Tarih her türlü baskıya rağmen iradesine sahip çıkanlara ve şayet selam duranları unutmadı unutmayacaktır.

Milletimiz bir daha asla yeni 27 Mayıs’ları 12 Eylül’leri 28 Şubat’ları yaşanmasına müsaade etmeyecektir.

18 yılda attığımız adımlarla milli iradenin üzerine gölgesi düşen pek çok antidemokratik uygulamayı kaldırdık.

Meydanı Türkiye’yi eski karanlık günlerine döndürmek isteyen darbe heveslilerine bırakmayacağımızı gösterdik hak ve özgürlükleri genişleterek Türkiye’de milli iradeyi yeniden egemen kıldık.

Yeni anayasa teklifimizin insan hakları eylem planını çatısını oluşturuyor.

Bugüne kadar milletimize layık yeni ve sivil bir anayasa hali konuşamadık.

Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım.

Türk demokrasisinin sıfırdan bir anayasa yapma olgunluğuna eriştiğini kimse itiraz edemez. Yeni ve sivil anayasa çağımızın bilhassa darbelerden mağdur olmuş farklı toplum kesimleri arasında oluşturduğu heyecanı memnuniyetle takip ediyoruz. Siyasi yelpazedeki tüm partiler başta olmak üzere bu konuda söyleyecek sözü olan herkesi yeni ve sivil anayasa hazırlanması sürecinde yapıcı bir anlayışla yer almaya davet ediyoruz. Gelin ülkemizi darbe anayasalarına mahkumiyet utancından kurtaralım.

Türkiye işte böylesine zorlu bir sürece izlediğimiz planlı kararlı ve istekli politikalar sayesinde başarıyla yürütmeye devam ediyor Bugün açıklanan ve yüzde 1,8 olarak gerçekleşen 2020 yılı büyüme oranımız izlediğimiz politikaların başarısının en somut örneğidir.

Elbette ki biz bununla yetinmiyor bizim için asıl önemli olan ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine ulaşması ve büyüme ile birlikte istihdamında oluşmasıdır.

Ancak böyle bir durumda kaliteli ve kalıcı bir büyümeden söz etmek mümkündür. İşte 2021 yılını bu açıdan çok önemli görüyoruz.

Hedefimiz her bir vatandaşımıza dokunacak refahı daha da artıracak sağlıklı ve istikrarlı bir büyümenin orta ve uzun vadede güçlenerek sürmesidir. Bu ödevi giden yol fiyat istikrarından geçiyor fiyat istikrarı içinde üretirken de yatırımlara ve katma değeri yüksek rekabetçi üretime yönelmemiz gerekiyor.

Burada da karşımıza verimlilik artışı ihtiyacı çıkıyor ne kadar güçlüyse şoklara karşı direnci de o kadar artar bilindiği gibi geçtiğimiz hafta ülkemiz piyasalarında yurtdışındaki gelişmelerden kaynaklanan dalgalanmalar görüldü. Amerika başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin tahvil faizlerinde yaşanan artış pek çok gelişmekte olan ülkeyi etkiledi bu tip küresel dalgalanmalar ne ilktir ne de son olacaktır.

Bizim için önemli olan bu gibi risklere karşı dirençli sağlam kendi mecrasında yürüme gücüne sahip bir ekonomik işleyişi tesis etmektir. Faizleri ve kuru altına almış büyümesinin ihracatını istihdamını koruyan bir ekonomi bu şokları kolayca savuşturabilir fakat özellikle fiyat istikrarının sağlanmasına üretken kapasitenin geliştirilmesine cari açıkla mücadeleye ve mali disiplinin sürdürülmesine bunun için çok önemli diyoruz.

Biraz önce ifade ettiğim İnsan Hakları Eylem Planımız da eş zamanlı ve eşgüdümlü olarak ekonomi alanında hayata geçireceğimiz formlarında hazırlıklarını yürüttük. Ekonomide belirlerken arkadaşlarımız tüm taraflarla bir araya geldi ve iletilen tüm talepleri dikkatle dinledi. Buna göre çözüm odaklı bir yaklaşımla üzerine gideceğimiz alanları öncelikli hale getirdik.

Açıklayacağımız reformları kararlılıkla uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın bu reformların devamının geleceğini de bilmenizi istiyorum.

3. ayına girdiğimiz 2021 salgınla mücadelenin kazanıldığı ve aynı zamanda orta vadede nitelikli bir büyüme dönemine girişin başladığı yıl olarak görüyoruz.

Türkiye İnşallah salgın sonrası dönemin dünyada yükselen yıldız olacaktır. Atacağımız adımlarla hem mevcut riskleri en aza indirecek hem de karşımıza çıkan fırsatları en iyi şekilde değerlendireceğiz.

Ekonomik reformu gündemimizin merkezinde makroekonomik istikrar politikaları ve yapısal politikalar yer alıyor. Ekonomik istikrar kapsamında Kamu Maliyesi Enflasyonla Mücadele Finansal Sektör ve Cari Açıkla Mücadele gibi alanlara öncelik verdik. Yapısal tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi yatırımların çok daha güçlü şekilde teşvik edilmesi ve rekabet politikalarını sayabiliriz.

Her dönemde olduğu gibi bugün de olmazsa olmazımızdır. Gelir ve harcama tarafında aldığımız tedbirlerle uygun şekilde 2021 bütçe açığı hedefimizi % 4,3’ten %3,5 indirip açık ve borç stokunda Türkiye çoğu ülkeye göre oldukça iyi durumdadır.

2021 bütçe açığı hedefimizi %4.3’ten %3.5’a indirdik mali disiplinden taviz vermemeye devam edeceğiz.

Enflasyonla mücadelenin belkemiği olan fiyat istikrarını temin için kalıcı tedbirler geliştiriyoruz. Sermaye piyasalarının güçlendirilmesi ve finansal kapsayıcılığı artırılması hususunda da yeni politikaları hayata geçiriyoruz. Mücadelemizi başarıya ulaştırmak için üretimde yapısal dönüşümü teşvik edecek adımlar atıyoruz.

Kamudaki kurumsal yapıyı güçlendirelim reformlarımızın kalıcılığını öyle veya böyle sağlayacağız.

Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan faşist bir saldırının haberini alıyoruz.

Avrupalı yöneticiler yüzleşmekte karşıda, istatistikler nefret suçlarındaki artışı ortaya koyuyor.

Kültürel ırkçılık Fransa başta olmak üzere pek çok ülkede kurumsal ırkçılığa dönüştü.

NSU örgütünün işlediği cinayetler’e Dönerci cinayetleri yaftası vurulması bunun en bariz örneğidir

Avrupa genelinde yeniden yükseliyor kendi vatandaşlarını ırkçı teröre kurban vermiş bir ülke olarak bu tablodan çok ciddi rahatsızlık duyuyoruz. Batılı kurumların İslam düşmanlığı karşısında üç maymunu oynaması endişelerimizi daha da artırıyor. Teröristleri psikoloji bozuk bireyler saldırıları da adi suç olarak yansıtıyor. Böylece bu suçlar önemsizleştirilerek ırkçılığın önü açılıyor.

Avrupa’daki hiçbir vatandaşımızı ırkçılık karşısında hiçbir zaman yalnız bırakmadık bırakmayacağız.

Salgınının ülkemize sirayet etmesi ve buna karşı tedbirleri almaya başlamamızın üzerinden yaklaşık 1 yıl geçti bilindiği gibi 18 Mart 2020’de tedbirleri başlatmıştık.

Süreç içinde aldığımız tedbirlerden etkilenen tüm kesimler için ilave destek paketleri oluşturduk.

1 yıllık seyrinin sonuçlarına baktığımızda gördüğümüz şu Türkiye hem sağlık hizmetleri hem önleyici tedbirler hem ekonomik destekler bakımından herkesin takdirle takip ettiği bir durmaktadır.

Kimi ülkelerde sağlık hizmetlerinde eksiklik sebebiyle ortaya çıkan kaos ikliminin Türkiye’de oluşmasına izin vermedik.

9 milyonu bulan aşılama sayısıyla nüfusunun %10’undan fazlasına ulaşan Türkiye dünyada ilk 5 ülke arasında yer almaktadır.

Bugün itibariyle yeni kontrollü normalleşme sürecini başlatıyoruz.

Sağlık Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Kurulu 100000 nüfusa düşen vaka sayısı başta olmak üzere çeşitli kriterlere göre sınıflandırdı. Bu değerlendirmeye göre de 81 vilayetimiz düşük riskli mavi orta riskli sarı yüksek riskli turuncu ve çok yüksek riskli kırmızı olarak renklere ayırdı.

İllerin durumu her hafta illerin il hıfsı saha kurumlarına göre yeniden belirlenecek

Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması düşük ve orta riskli illerde tamamen kalkarken yüksek ve çok yüksek riskli iller de bir müddet daha devam edecek.

Sokağa çıkma kısıtlaması, düşük ve orta riskli illerde tamamen, yüksek ve çok yüksek riskli illerde bir müddet daha pazar günü devam edecek. Akşam sokağa çıkma kısıtlaması ise sürecek.

Sokağa çıkma saatleri sınırlı olan 65 yaş üstü ve 20 yaş altı grubundaki vatandaşlarımızla ilgili düzenleme düşük ve orta riskli illerimizde kaldırılırken yüksek ve çok yüksek riskli sınıftaki illerde ise sokağa çıkma süresi artırılacaktır.

Ülkemizin tamamında süren akşam 21 ile sabah 5 arasındaki sokağa çıkma sınırlaması ise sürecek.

Türkiye genelindeki tüm okul öncesi eğitim kurumlarında İlkokullarda 8 ve 12. sınıflarda eğitim öğretime açılacaktır. Düşük ve orta riskli illerde ilaveten ortaokullar ve liseler dahil diğer kademelerde de eğitim-öğretime başlanacaktır. Yüksek ve çok yüksek riskli illerimizde ise genel uygulamanın dışında sadece liselerdeki yüz yüze sınavlar yapılacaktır.

Restoran, lokanta, kafeterya, tatlıcı, pastane, kıraathane, çay bahçesi gibi yerler çok yüksek riskli iller dışında Türkiye genelinde faaliyetlerini sabah 7 ile akşam 19 saatleri arasında %50 kapasite ile sürdürebileceklerdir.

Yüzme havuzu ve benzeri tesisler düşük ve orta riskli illerimizde sabah 9 ile akşam 19 arasında faaliyet gösterebileceklerdir.

Nikah merasimi şeklindeki düğünler düşük ve orta riskli illerimizde 100 kişiyi yüksek ve çok riskli bölgelerde 50 kişiyi geçmemek ve bir saati aşmamak kaydıyla yapılabilecektir.

Kamunun çalışma saatleri tüm Türkiye’de normale döndürülecek ihtiyaç halinde valilikler farklı düzenlemeler yapabilecektir.

Hibya Haber Ajansı

Etiketler

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı