Gündem

Karamollaoğlu: “Her geçen gün toplumsal kutuplaşma artıyor, hukuk örseleniyor”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün 29 Aralık Çarşamba. 2021 yılının son basın toplantısını gerçekleştiriyoruz.

Her anlamda zorlu bir yılı geride bırakıyoruz.

Gönül isterdi ki; 2022 için, en az 2021 kadar güzel bir yıl olsun temennisinde bulunabilelim.

Fakat maalesef 2021 yılı, hem dünya genelinde hem de ülkemiz özelinde çok da iyi hatırlayamayacağımız bir yıl olarak tarihe geçti.

2022, 2021’in telafisi olacak güzellikte; bereketli bir yıl olur inşallah.

 

KIRIKKALE ZİYARETİ

Her fırsatta ülkemizi adım adım gezmeye, ilçelerimizde, şehirlerimizde vatandaşlarımızla bir araya gelmeye gayret gösterdik, gösteriyoruz.

Bu hafta sonu da, Kırıkkale’mizdeydik.

Birçok önemli kuruma ve fabrikaya ev sahipliği yapan, “silaha adını veren şehir” Kırıkkale’de 6. Olağan İl Kongremizi büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirdik.

Vatandaşlarımızla buluştuk, kendilerinden problemlerini, talep ve beklentilerini dinledik, hepsini not aldık.

Başkent Ankara’nın yanı başında bulunmasına, 47 ilin kavşak noktasında bulunmasına, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren savunma sanayiimizin öncü şehri olmasına rağmen;

Kırıkkale ve Kırıkkaleli vatandaşlarımız, diğer 80 ilimizde olduğu gibi ihmal edilmektedir.

3-4 nesil Kırıkkalelilere ve pek çok çevre illerden Kırıkkale’ye göç eden insanımıza ekmek kapısı olan Makine Kimya gibi kritik tesislerimiz adım adım yok edilmektedir.

Bunun yanında hayat pahalılığı, işsizlik, yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısı ve tüm bunlara bağlı olarak öngörülemezlik dönemi diğer tüm illerimizde olduğu gibi Kırıkkale’de de insanımızın canını yakmaya devam ediyor!

Geçmişte akın akın göç alırken, son yılllarda göç verir hale gelen Kırıkkale, Milli Görüş’ün  üretimi esas alan ekonomik anlayışına en çok özlem duyan şehirlerimizin başında gelmektedir.

Kırıkkaleli hemşehrilerimiz, Milli Görüş’ün iktidarda olduğu günleri özlemle, Saadet Partisi’nin yeniden yetki sahibi olacağı günleri de hasretle bekliyor.

Bu hasrete ve özleme son vereceğimiz günler yakındır. Kararlıyız, inanıyoruz ve başaracağız!

Allah’ın izni, milletimizin de teveccühü ile; Saadet Partisi olarak, onarım ve atılım politikalarımızla insanımızın beklentilerine denk düşecek adımları bir bir atacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle; büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleştirdiğimiz Kırıkkale Kongremizin partimiz ve ülkemiz için hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Allah yâr ve yardımcımız olsun…

Her Geçen Gün Toplumsal Kutuplaşma Artıyor, Hukuk Örseleniyor

Muhterem arkadaşlar; 2021 yılı enflasyonun, işsizliğin, TL’nin değer kaybının ve hayat pahalılığının arttığı bir yıl yıl oldu.

Bir de tüm bunlarla doğru orantılı olarak, iktidar tarafından “hainler ve teröristler” kategorisine dâhil edilenlerin sayısında da yüksek bir artış yaşandı bu yıl.

Bunu anlamak mümkün değil 20 yıldır muhalefeti çözemeyen iktidar muhalefete kabahat buluyor. Hakikaten Allah akıl fikir versin bunlara.

Şimdi çıkmış İçişleri Bakanı diyor ki; “Bizim bu yaptıklarımızı Allah yaptırıyor” Allah sana akıl fikir versin, Hasan Sabbah’ın adamları Haşhaşiler de böyle diyordu. Yaptıkları her yanlışı Cenab-ı Hak yaptırıyor diyorlardı. Yahu insan mesuldür mesul. Bir adamı öldüren de hırsızlık yapan da bunu diyebiliyor yeri geldiği zaman da. Bir İçişleri Bakanı’nın kalkıp bu ifadelerle milleti aldatmaya çalışmasını kabullenmek mümkün değil.

Bu insanı küfre bile götürür, her yaptığı hatayı cenab-ı Hak taktir ettiği için ben yaptım diyemez. İnsan bizim inancımıza göre mesuldür her yaptığı hatanın da mutlaka hesabını verecektir. Ya bu dünyada ya öbür dünyada…

Bütün hataları Cenab-ı Hak yaptırıyor bunlara, bunlar masum! Haşhaşiler böyle inanıyordu, FETÖ erbabı da bunlar gibi düşünüyordu. Belki yakın temasta bulundukları için bu arkadaşlara da bulaştı bu anlayış…

Terörle mücadele ciddi bir iştir ve hukuk, bir devletin olmazsa olmazıdır.

Adalet ve hukuk olmazsa bir devlet ile çeteyi ayırt etmek mümkün değildir.

Bu yaptıkları ile aslında İslam’a en büyük zararı veriyorlar, yeni yetişen gençlik böyle bir mantığı gördüğü zaman İslam’a ısınır mı yoksa uzaklaşır mı? Bir imtihan yapacaksın yazılı sınavda 90’ı geçenler sözlüde eleniyor. Gerçekten Allah’tan korkun bu ne duyarsızlık, ne pervasızlık.

Sen bu gençlerin notlarını mülakatta indirerek, Allah nezdinde derece kazanamazsın, Hak yiyemezsin bir Gayr-i Müslimle bile karşı karşıya kalsan adam haklıysa ver hakkını dinimiz bize bunu emreder. Bunun dışındakiler sapıklıktır, İslam’a ihanettir.

2021 yılı aynı zamanda toplumsal kutuplaşmanın da arttığı, iktidar kanadının bilerek ve isteyerek bunu körüklediği bir yıl oldu maalesef..

Her meselede, en basit konularda bile; toplumumuzun fay hatlarını çatırdatacak eylem ve söylemlerde bulunmaktan vazgeçmiyor iktidar.

Ayrıca temas etmek istediğim bir diğer konu da; iktidarın yanlışlarına milli ve manevi değerlerimizi alet etmesidir. Bu yıl, bu yanlış anlayışın da dozunu her geçen gün artırdığı bir yıl oldu maalesef.

“Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat”

İşte bunun son örneği, “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” ve bunu meşru göstermek için algı fabrikalarında üretilen söylemler.

20 Aralık gecesi ne oldu, hangi kişi ve kurumlar nasıl ve ne şekilde döviz bozdurdu, Bakan Bey’in dediği gibi küçük balık olarak gördükleri vatandaşlarımız, büyük balık olarak adlandırdıkları milyarderlere nasıl yem edildi; bunları bugün uzun uzadıya konuşacak değilim.

Bunların tüm ayrıntılarını önümüzdeki günlerde daha çok konuşacağız.

Gözünü şimdi de insanımızın parasını korumak adına dişinden tırnağından artırdığı yastık altındaki 3-5 kuruşuna dikenleri elbette ifşa edeceğiz.

Devlet ve millet zarar ederken, kimler kâr etti; bunlar elbette gün yüzüne çıkacak, emin olun..

Fakat tüm bunlardan daha tehlikeli olan, insanımıza, ülkemize, değerlerimize daha fazla zarar veren bir konu var..

“Kur Korumalı Mevduat”a İslami kılıf uydurmak için faize “devlet desteği ve hibe” adını verip, buna cevaz verenler… Ya Allah’tan korkun, Allah’tan!

Yanlışları Perdelemek İçin Üretilen Kavramlar

İktidar bahane üretme yeri değil, icra yeridir. İktidar halkın derdiyle dertlenme yeridir, halkın çektiği sıkıntıyı anlama yeridir!

Asgari ücrete yapılan zam için “Tarihimizde böyle bir şey olmadı.” dediler. Anlaşılan hafızaları epeyce zayıflamış çünkü 60 yıl önce değil, bu arkadaşlar iktidara gelmeden 5 sene önce Erbakan Hoca %130 zam verdi!

Cumhuriyet tarihinin en büyük zammıymış! Külahıma anlat şimdi ne oldu asgari ücret bu zamma rağmen açlık sınırının altına indi.

%50 zam yapacaksınız ama hemen arkasından attığınız adımlarla enflasyon bu zammı gölgede bırakıyor.

Hakikaten bu işi beceremiyorlar! Allah, onların bu yanlış kararlarından milletinizi korusun!

İktidar işine geldiği gibi kavramlara yeni isimler uyduruyor da size ne oluyor?

-Zam değil, güncelleme.
-Yüksek döviz kuru değil, rekabetçi kur.
-Ekonomik Kriz değil, Ekonomik Kurtuluş Savaşı.
-İsraf değil, itibar.
-Saray değil, Külliye…

İktidar isimlere böyle böyle takla attırarak, yanlışları örtme telaşında da siz neyin telaşındasınız?

“Kur korumalı mevduata” karşı çıktığımızın 10 katı, 100 katı şiddetinde “iktidar odaklı, güç odaklı, makam odaklı, günlük siyaset odaklı fetvalara” da karşı çıkıyoruz biz.

Bunlara fetva da denmez gerçi, bunlar yüzünden İslami kavramlar böyle böyle lekeleniyor işte!

Müslümanlık ciddiyet ve doğruluk ister. Müslüman; yalan söylemez, iftira etmez, israf etmez, yolsuzluk yapmaz, rüşvet alıp vermez! Merhametlidir Müslüman, alçak gönüllüdür!

İslam’ı doğru anlamaya, yaşamaya ve anlatmaya mecburuz! Yanlışlarınızı İslam kisvesiyle örtmeye kalkarsanız belki bir kesim insanı kandırırsınız ama bunun hesabını Allah’a veremezsiniz!

Sabahları Döviz Kuruna, Geceleri Resmi Gazeteye Bakılan Yıl; 2021

Evet, ülkemiz için her açıdan zorlu ve tarihi bir yılı geride bırakıyoruz.

Bu yılı birkaç kelime ile özetlemeye çalışsak sanırım bu kelimelerin başında; enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik, ekonomi ve öngörülemezlik gelir.

Ahmed Hamdi’nin “Türkiye, evlatlarına kendisinden başka bir şeyle uğraşma imkanı vermiyor” cümlesiyle ifade ettiği gibi; işçisinden, memuruna, akademisyeninden öğrencisine, gencinden yaşlısına hiç kimsenin bir an olsun, ülkenin bu gündeminden kaçamadığı bir yıl oldu.

En sıradan gündelik konuşmalar bile ekonomiye, ülkenin içinde bulunduğu çıkmaza bağlandı.

Havadan sudan bahsettiğimiz neşeli sohbetler, giderek düşen alım gücümüzün ağırlığı ile keyifsizleşti.

Sabahları döviz kuruna, geceleri resmi gazeteye baktı insanlar….

Umutsuzluk gün geçtikçe insanımızın kalbinde yarınlara dair hiçbir ışık bırakmayacak kadar büyüdü… 

Asgari ücret konusuna az önce değindim bakınız; açlık sınırı 762 lira artmış 4652 lira olmuş yoksulluk sınırı 13 000 lira civarına çıkmış, bu demektir ki; devlette yoksulluk sınırında maaş alan bürokrat kalmadı.

Beni daha da üzen özgürlükler liginde durmadan merhale kaybediyoruz, Global Özgürlükler 2021 Raporuna göre Türkiye ekonomisi ve özgürlükler bakımından 165 ülke arasında 139’a yükselmiş! Geriye kimse kalmamış… Türkiye Venezuela’dan sonra söz konusu ligde 2009’dan beri en hızlı düşüşü gerçekleştiren ülke olmuş.

Dış politikada iflas ettiler. Dostumuz diyebileceğimiz kimse kalmadı, düne kadar en büyük ithamlarla bulunduğumuz ülkelerle yeniden dostluk kurmaya onların desteğini almaya çalışıyoruz.

Milli Görüş’ün önünü kesmeye çalışanlar, buna güçlerinin yetmeyeceğini anlayınca içimizden AK Parti’yi çıkardılar. Adını da “Adalet ve Kalkınma Partisi” koydular ama 20 yılda ne adalet ne de kalkınma söz konusu oldu!

2022 Değişim Yılı Olacak

Şimdi yeni bir yılın eşiğindeyiz. Halkımız şundan emin olsun ki; 2022 değişim yılı olacak.

Karanlığın en yoğun olduğu anın, aslında şafağa yakın olduğu o an gibiydi 2021…

2022 ise daha aydınlık ve daha huzurlu bir yıl olacak.

Hiçbir vatandaşımız ümitsizliğe düşmesin. Ye’se kapılmasın…

2022’de Türkiye, kendisine dar gelen bu gömleği yırtıp atacak!

İnsanımızın, iktidarda bulunanların/bakanların gözlerine bakınca bir ışıltı göremediğini biliyoruz.

Zira; ekonomi gözlerdeki ışıkla değil, sofradaki ekmekle ölçülür..

Maalesef 2021 yılı, vatandaşın ekmek kuyruklarına mahkum edildiği bir yıl oldu..

Işıltılı makamlar sizin gözlerinizi kamaştırmış olabilir.. Ama vatandaşın gözünde kaygı var, endişe var, umutsuzluk var..

İnşalah 2022 yılı kaygının güvene, endişenin de umuda dönüştüğü bir yıl olacak..

Biz, insanımızın gözlerindeki ışıltıyı yeniden kazanması için mücadele ediyoruz.

Bu mücadeleyi birlikte sürdürecek, birlikte kazanacağız.

Neşemizi, umudumuzu, gözlerimizdeki ışıltıyı yeniden ve hep birlikte geri alacağız.

Evet biliyoruz; 2022 için öngörüde bulunamıyor hiç kimse; fakat atacağımız adımlarla bu öngörülemez döneme de birlikte son vereceğiz.

2022, 2021’in acılarını, kayıplarını, eksiklerini geride bırakacağımız bir yıl olacak inşallah.”

Hibya Haber Ajansı

Etiketler
Daha Fazla Göster

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı