Sağlık Gündem

Spor anında gelişen ağrıları ihmal etmeyin

Spor yaralanmalarının en önemli nedeninin sporla ilişkili uygun malzemelerin kullanılmaması olduğunu ifade eden Medipol Mega Üniversite Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, “Spor öncesi uygun ısınma hareketlerinin yapılmaması veya spor sonrasında da uygun germe ve esnetme egzersizlerinin yapılmaması olduğunu vurgulayarak, ‘sporun yoğunluğunun vücudun kaldırabileceği, vücudun tolere edebileceği şekilde ayarlanmaması da spor yaralanmalarının en önemli nedenlerindendir. Spor yaralanmalarını kas-tendon yaralanmaları, bağ-eklem kıkırdağını ilgilendiren yaralanmalar ve kırık-çıkıklar olmak üzere 3’e ayırıyoruz. En sık görülen kas-tendon yaralanmalarıdır. Bu her türlü eklemde olmakla birlikte diz ve ayak bileğiyle ilgili olabiliyor. Daha sonra omuz ve dirsekle ilgili kas-tendon yaralanmalarını görüyoruz. Şiddetine göre kırık ve çıkığa kadar eklem kıkırdağı yaralanmalarına kadar görülebilir” diye belirtti.

 

Spor yaralanmalarında tedavi yönteminin iki aşamalı olduğunu söyleyen Avcı, “Yaralanmalarda önce acil müdahale yapılır, daha sonra kesin tedavi uygulanır. En sık görülen kas-tendon yaralanmalarını oluşturan ayak bileği burkulmasının da omuzla veya dirsekle ilgili sakatlıkların da tendonu ve bağları ilgilendiren yaralanmalardır” dedi.

Tendonu ve bağları ilgilendiren yaralanmaların Kendi içlerinde dereceleri olduğu bilgisini veren avcı, “Yaralanmaların çok basit bir gerilme, incinme şeklinde olabileceği gibi tendonun ve kasın tam yırtılmasına varan derecede yaralanmalarda olabilir. Dolayısıyla kişi ilk anda, vücudun ısınmış olması nedeniyle ağrıyı anlamayabilir. Burada yapılacak en önemli şey sporun mutlaka bırakılmasıdır. Acil müdahale, henüz tanı konulmadan önceki dönemi içerir. Bu dönem spor yapılan alanda başlayıp, hastanede uygun bir spor hekimi veya ortopedi uzmanı tarafından muayene edilip, teşhis konulana kadar geçen süreyi kapsar. Bu süre içerisinde yapılacak en önemli tedavi yaralanan bölgenin hareketsiz hale getirilmesidir. O bölgede oluşacak yaralanmanın derecesine göre ödemin, kanamanın şiddetini azaltmak içi hemen soğuk uygulama başlanmalıdır. Daha sonra hastaneye gidildiğinde de uygun görüntüleme yöntemleri, muayeneler sonrası teşhis konulur ve kalıcı tedaviye geçilir. İşte bu aşamada yapılan yanlış uygulamalar ve yaklaşımlar spora dönüşü çok etkileyebiliyor, hatta engelleyebiliyor” değerlendirmelerinde bulundu.

 

Uygun bir istirahat programıyla ameliyatsız tedavi

Cerrahi müdahalenin daha çok bağ yırtıklarında, eklem kıkırdağı yaralanmalarında, kırık ve çıkıklarda, tekrarlayan omuz ve dirsek yaralanmalarında devreye girdiğini hatırlatan Avcı, “Kas-tendon yaralanmalarının genelde ameliyatsız tedavi edildiğini çünkü uygun bir istirahat ve ardından yapılacak fizik tedavi süreci ile 3-6 hafta arasında kendiliğinden iyileşebiliyor” diye konuştu.

Diz ön çapraz bağ, arka çapraz bağ, omuzdaki bazı kas-tendon yırtıklarının ise cerrahi tedavi gerektiren grupta bulunduğunu vurgulayan Avcı, “Bağ yaralanması ve eklem kıkırdaklarında oluşan hasarlar cerrahi tedavi gerektirir. Cerrahi müdahale sonrası günlük hayata ve spora dönüş açısından ortalama bir süre vardır. Günlük hayata dönüş ameliyat sonrası ertesi gün gerçekleşebiliyor. Ancak yaralanma öncesi sportif aktiviteye ulaşmak yaralanmanın derecesine göre zaman alabiliyor. Örneğin, çapraz bağ yırtıklarından sonra yapılan ameliyatlarda yaklaşık 5-6 ay futbola veya basketbola dönüşe izin verilmez. Omuz ve kas yırtıklarında bu süre bir yıla kadar uzayabilir. Yaralanma derecesine ve yaralanma yerine göre spora dönüş süresi farklılık gösterir. Öte yandan aynı yaralanmanın tekrarlanması durumunda her cerrahi müdahalede başarı şansı daha da azalır. İlk cerrahi müdahale ile ikinci yapılan cerrahi müdahalenin başarı oranı aynı olmayabilir. O yüzden spora döndükten sonra en önemli şey spor yaralanmasından koruyucu yöntemlerin öğrenilmesidir.’ uyarılarında bulundu.

Spor yaralanmalarından korunmanın 4 ana temelde sıralayan Avcı, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Spor öncesi uygun ısınma hareketleri, sporun yoğunluğu ve şiddetinin vücudun kapasitesine göre ayarlanması, spor bittikten sonra uygun esneme ve germe hareketlerinin yapılması ve spora uygun malzemelerin kullanılması olduğunu belirtti. Avcı, uzun süre spor yapmamış bir kişinin ısınma süresi ile aktif spor yapanın ısınma süresi aynı olmadığını vurgulayarak, ‘Kişinin kendi vücut yapısına, fonksiyonel kapasitesine uygun hareketler yapması gerekmektedir. Kısaca her tedavi kişiye özgü olduğu gibi her spor programı da kişiye özgü olmalı, bilinçsiz spor yapılmamalı, vücut fazla yorulmamalıdır. Spor esnasında bir ağrı hissedildiği zaman mutlaka ara verilmeli, uzman kişilere başvurulmalıdır”

Kaynak
Hibya Haber Ajansı

Etiketler

Berkan Yıldırım

1992 doğumlu. Eskişehir Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü 3. sınıf öğrencisi. 2 yıldır çeşitli dergilerde editörlük görevi yapmaktadır. En büyük hayali ulusal bir gazetede editörlük görevine devam etmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı